Kahraman Atalarımızın İzinde, Aynı İrade ve Kararlılık İle…

Kurtuluş mücadelemiz büyük fedakârlıklar ve kahramanlıkların öyküsüdür. 30 Ağustos ise kadınıyla, erkeğiyle, tüyü bitmemiş yetimiyle tüm milletin tek yürek, tek bilek olarak yazdığı Kurtuluş Destanı’nın zaferle taçlandırıldığı gün olarak tarihe geçmiştir.

30 Ağustos, Türk milletinin bağımsızlığını savaş meydanında dünyaya ilan etmesidir. 30 Ağustos, bu milleti tutsak etmeye, sömürge yapmaya, bu topraklarda hayalî devletler kurmaya yönelik yanlış hesapların Afyon’dan, Dumlupınar’dan, Kocatepe’den ve İzmir’den Mehmetçik süngüsü ile dönmesidir.

30 Ağustos, yıllar süren milli mücadele tarihinin sonunda ulaşılan üstün başarı ile yüzyıllardır adım adım dünyayı parselleyen sömürgeci güçlerin karşılaştıkları en ağır yenilgi ve aldıkları en kesin cevaptır. Bu zaferle, 1071 yılında Malazgirt muharebesi ile milletimize açılan Anadolu topraklarının bize vatan olduğu değişmez bir şekilde tescillenmiştir.

Kahraman atalarımızın izinde bugün de aynı irade ve kararlılık ile yolumuza devam ediyoruz. Yolumuza taş döşemeye çalışanlarla, ülkemiz üzerinde hesapları olanlarla her daim mücadele halindeyiz. Cephede bükemedikleri bileği parayla pulla bükmeye çalışıyorlar. Ama başaramazlar… Bu millet hiçbir güç ve yaptırım karşısında eğilmedi, eğilmeyecek! Çünkü biz geçmişini bilen, tarihine saygı duyan ve ataları ile onlardan aldıkları miras ile gurur duyan bir milletiz. Gerektiğinde yeni destanlar yazacak, yeni zaferler kazanacak kudrete sahibiz.

Türkiye geleceğine umutla, güvenle ve kararlılıkla yürümeye devam edecektir. 30 Ağustos Zafer Bayramı‘nın 96. Yıl dönümü vesilesiyle, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere, İstiklal Savaşımızın tüm kahramanlarını, bu vatan için kanını döken tüm şehitlerimizi saygı ve rahmetle, gazilerimizi minnet ve şükranla anıyor, 30 Ağustos Zafer Bayramımızı en içten duygularımla kutluyorum.