Gaziantep’te çevreyi koruyan, kaynaklarını verimli kullanan ve geleceği düşünen bir şehir modeli inşa ediyoruz. Bunun en güzel örneklerinden biri de Merkez Katı Atık Düzenli Depolama Sahamızda hayata geçirdiğimiz organik üretim seralarımızdır.
Bugün çöpten elde ettiğimiz enerjinin atık ısısını değerlendirerek kurduğumuz domates ve çilek seralarımızda incelemelerde bulunduk, hasada katıldık. Yılda yaklaşık 20 ton domates ve 8 ton çilek ürettiğimiz bu seralar, çevreci belediyecilik anlayışımızın somut bir göstergesidir.
İklim Master Planımızı hazırlarken en önemli hedeflerimizden biri atığı bir yük olarak değil, değere dönüştürülebilecek bir kaynak olarak görmekti. Düzenli depolama sahamızda oluşan metan gazından elektrik üretiyor, elektrik üretimi sırasında ortaya çıkan atık ısıyı ise seralarımızın ısıtılmasında kullanıyoruz. Böylece çöpten başlayan yolculuk, organik üretimle devam ediyor.
Topraksız tarım teknolojisiyle üretim yaptığımız seralarımızda Hindistan cevizi kabuğunda yetiştirilen ürünler, özel LED aydınlatmalar sayesinde daha verimli şekilde gelişiyor. Burada yetiştirdiğimiz organik domates ve çilekleri ise 65 yaş ve üzerindeki kıymetli büyüklerimize ücretsiz ulaştırıyoruz.
Gaziantep olarak sıfır atığa en yakın şehirlerden biri olmanın gururunu yaşıyoruz. Ancak hedefimiz bununla sınırlı değil. COP31 sürecinde Gaziantep Modeli’ni tüm dünyaya anlatacak, çevre ve sürdürülebilirlik alanında ilk üç şehir arasında yer almak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.
Merkez Katı Atık Düzenli Depolama Tesisimize her gün yaklaşık 2 bin ton evsel atık geliyor. Burada ürettiğimiz enerji yaklaşık 4 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılayabilecek kapasiteye ulaşıyor. Bunun yanında elektrik üretiminden çıkan atık ısıyı seralarda değerlendiriyor, Oğuzeli Hayvansal Atık Biyogaz Santralimizde ürettiğimiz organik gübreleri tarımsal üretimde kullanıyor, tesisimizin enerji ihtiyacını da güneş enerji santrallerimizden karşılıyoruz.
Yani ortaya çıkan hiçbir kaynağı israf etmiyor; atığı enerjiye, enerjiyi üretime, üretimi ise toplumsal faydaya dönüştüren güçlü bir döngü kuruyoruz.
Biz, Gaziantep’te çevreyi koruyan, üreten ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir şehir bırakan belediyecilik anlayışıyla çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü inanıyoruz ki sürdürülebilir kalkınmanın yolu, doğayla uyumlu üretimden ve kaynakları doğru yönetmekten geçiyor.